elma şekerim muhammet emir
ImageChef.com Poetry Blender
4/3/2009
-
canım oğluma
HAYATIMIN ANLAMINA BANA ANNELİĞİN ZEVKİNİ TATTIRAN YAVRUMA
seni ilk kokladıgım anı hatırlıyorum da daha dun gibi misk-i amber kokuyordun melekler gibiydin beni arıyordu sanki açılmaya çalışan gözlerin ve minicik bedeninle kucagımdaydın senı oyle bır bastırmıstım kı göğsüme kımseler almasın dıye oysa ki sen zaten benimdin.sen de anlamıs olacaksın kı minicik ellerinle yapıştın ellerime "anneciğim ben seninim " demek ister gibi. Her günden farklıydı artık günlerim her sabaha artık senın için uyanmak istiyordum.Ne kadar da geç kalmışım erken yasımda anneliği tattığım halde seninle tanışmaya .Nasıl bir sevgiydi ki bu beni benden alıp sen yapmıştı. Çocuk bakmayı bilmeyen ben nasıl olmuştu da en tecrübeli anne oluvermiştim bir dakikada.Nasıl da düşünmüştüm kitaplar okumuştum acıktığında nasıl anlarım seni ya bir yerin ağrırsa nasıl hissedecektim neden ağlardı peki bebekler diye ne akdar araştırmalar yapmıştım.Ben nerden bilirdim senin her dakika ağlıyacağını ve her ağladığında da benim de ağlıyacağımı.Nasılda anlamıştım ağlamadan da acıktığını.Kitaptaki gibi diildi ki hiçbirşey.Hayatı senin yönlendireceğini ağlasanda meme emmek istemeyeceğini yazmamıslardı.Bilememişti abiler ablalar benim oğlumun ağladığında annesinin konuşmasını isteyeceğini annesinn kokusunu aradığını anlamamışlardı.Saatlerce bakıyordum baldan tatlı suratına bıkmadan usanmadan izliyordum her bir mimiğini.Her yeni bakışında dünyalar bağışlanıyordu sanki bana.Her hareketinde heyecanlanıyordum büyüyorsun artık diye.İlk dişin cıktıgında ağlamıstım nasılda büyümüştün bir anda bembeyaz bir incisi vardı elma şekerimin ama nasıdal canını yakmıştı kimbilir gelirken.İLk adımların bambaşkaydı ellerimi yine ilk günkü gibi sımsıkı tutuyordun nasıl da tatlı dimi can .Minicik canına kıyamazken ben seni pamuklara sarıp da saklarken sen düşerim diye korktuğundan yine de seni koruyan annenin ellerini sımsıkı tutuyordun.Nasılda heyecanlı günlerdi nasılda çabucak büyüdün meleğim. Nasılda heyecanla beklemiştik seni.Beşiğine her baktığımızda babanla gözümüzden akan yaşlara hakim olamazdık "ne zman doğar acaba bu beşikte yattığını görebilecekmiyiz" diye konuşurken kocaman oldum bebeğim şimdi hayalini kurduğumuz beşiğe sığmıyorsun artık ağlayarak anlatmıyorsun acıktığını Ve ben ne kadar mutluyum bılıyormusun senin annen olduğum bu duyguyu yaşadığım ve tüm bunları seninle yaşadığım için.Seni o kadar çook seviyorum ki ne bunu kelimelerle anlatabilirim ne de sözlerimle.İste canımı vereyim derler ya meleğim istemeden de bu can senin zaten.Senı yaradan ALLAHA KURBAN OLSUN ANNEN.Ne kadar şükretsem az kalır seni bana verdiği için.Her sabah uyandığımda ilk sana bakıyorum ve şükrediyorum yanımda olduğun için hep yanımda ol bitanem hep annenle ol babanla ol.VE BİTANEM SEN HEP MUTLU OL. seni canından çok seven ve senin için nefes alan annen
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/2/2009
-
EN SON YAPTIĞIM AYAK HAVLUM
 ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.SAYFAMDAKİ RESİMLERİN VE YAZILARIN İZİNSİZ KULLANILMAMASINI RİCA EDERİM.HER ZAMAN BEKLERİZ
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/2/2009
-
EN SON İŞLEDİĞİM HAVLUM
 BU DA EN SON İŞLEDİĞİM DAHA UÇ DANTELİNİ YAPMADIĞIM AMA SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİM HAVLUM
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/2/2009
-
KARDEŞİM İÇİN YAPTIĞIM MUTFAK HAVLULARI
6/2/2009
-
HAVLULARIN ARKA KISMI BOŞ KALMASIN
6/2/2009
-
KALPLİ HAVLUM VE KALPLİ HAVLU KENARI
 İŞTE EN SON YAPMIŞ OLDUĞUM HAVLULARIM BEN KENDİM YAPTIM DIYE DIIL AMA NE BİLEYİM BEĞENDİM SANKİ YAPTIKLARIMI  UMARIM SİZLERDE BEĞENİRSİNİZ
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/2/2009
-
BEN GELDİİİM AMA ELİM BOŞ GELMEDİM YENİ YAPTIĞIM HAVLULARIMI GET
ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.SAYFAMDAKİ RESİMLERİN VE YAZILARIN İZİNSİZ KULLANILMAMASINI RİCA EDERİM.HER ZAMAN BEKLERİZ
Yine uzunca bır aradan sonra tekrardan merhabalar... özlemişim blogumla ilgilenmeyi ve siz sevgili dostlarımı.Hayat ne kadar yorucu dimi sabah uyandığımı biliyorum ve geri kalan zamandan hiç bir şey anlamadan yatma vaktinin geldiğini görüyorum.Anne olmak ne kadar zor ve meşakatli kendıne ayırdığın en küçük bir anın kalmasına izin vermiyorlar ama en zevkli yanı da bu olsa gerek yıne de akşam başını yastığına koyduğun zaman güne bakınca evladınla geçirdğin zaman en verimli zamandır herhalde.ALLAHIM herkese tattırsın anne olmayı inşallaaaah.Canım oğlum seni çok seviyoruumm |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/10/2008
-
FAYDALI BİLGİLER
ÇOK FAYDALI SÜPER BİLGİLER
1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce, vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın 2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun 3) Makasınızı bilemek istiyorsanız, zımpara kağıdı kesin. 4) Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz 5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır. Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin. Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser kalmadığını göreceksiniz 6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler . 7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz. 8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine* yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır. 9) Ütü yapmayi kolaylastirmak ve süreyi azaltmak için ütü masasinin kilifinin altina alüminyum folyo koyun. Sicagi geri yansitacagindan ütü yapmak daha kolay olacaktir. 10) Bez pabuçlarin temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçlari bir yastik kilifinin içerisine koyun. Kilifin agzini kapayin ve çamasir makinasinda yikayin. Yeni gibi olacaklardir. 11) Buz kaliplarinizi su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediginiz meyve parçaciklari yerlestirirseniz dekoratif buzlar elde etmis olursunuz. 12) Eger ayaklariniz çok isinip sisiyorsa onlari saatlerce sicak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayin. Bilekleriniz ve ayaklariniz sismeyecektir 13) Eger ayaklariniz çok hassas ise, sicak havalarda sikayetleriniz artiyorsa, her sabah bir kaç damla zeytinyagi ile ovalayin 14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yikamada bir gece soguk suyun içerisinde bekletin, sonra yikayin, çekmeyeceklerdir. 15) Dirsek ve topuklarinizin sertlesmesini istemiyorsaniz, bir dilim limon ile ovun. Böylece yumusacik olacaklardir. 16) Yeni bir tava satin aldiginizda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatin. Bu islem ilerde kizartmalarinizin tavaya yapismasini önleyecektir. 17) Cevizle dost olun. Içindeki yag beyin hücreleri için çok yararlidir. Kan sekerini düsürdügü için seker hastalarina da uzmanlar tarafindan tavsiye edilir 18) Duvariniza çivi çakacaginiz zaman isaretlediginiz yerin üzerine çapraz bant yapistirin. Çiviyi öyle çakin. Böylece duvarin alçisini çatlatmamis olacaksiniz. 19) Kizartma yagini bir kaç kez kullanabilirsiniz. Kullanilir durumda olup olmadigini anlamak için kizgin yagin içerisine bir dilim ekmek atin. Ekmekte kara lekeler olusmuyorsa kullanabilirsiniz. 20) Cevizlerin kabuklarini kolayca açabilmek için onlari bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. Böylece içleri de dagilmayacaktir. 21) Unlarinizin böceklenmemesi için, un kavanozunun içerisine bir adet defne yapragi koyun. 22) Firinda patates yapmadan önce , 10-15 dakika haslayin ve çatal ile delin. Daha kolay pisecektir. 23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanin içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüsmesini önler. 24) Kullanilmis limon kabuklarini rendeleyip seker ile karistirin. Kavanozun içerisinde buzdolabinda uzun bir süre saklayabilirsiniz. Böylece pasta yaparken elinizin altinda hazir bulunur. 25) Kabarik bir omlet yapmak istiyorsaniz, bir çorba kasigi suyun içerisine bir çay kasigi misir unu karistirin.Hazirladiginiz karisimi yumurtaya ilave edin. Böylece kabarik bir omlet yapmis olacaksiniz. 26) Sarimsaklarinizi her zaman elinizin altinda hazir bulundurmak istiyorsaniz kabuklarini soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyagi koyarak muhafaza edebilirsiniz. Ayrica bu yag. yemeklerinize, salatalariniza ayri bir lezzet katacaktir. 27) Peyniri kolay rendelemek için, 15 dakika buzlukta bekletin 28) Bisküvileriniz yumusamissa onlari birkaç dakika firinlayin. 29) Çekmeceleri içini bosaltmadan temizlemek istiyorsaniz,elektri süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin. 30) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman üzerine koydugunuz baharatlardan içine de koyun. Böylece daha lezzetli olur. 31) Domates salçaniz çok eksi ise içerisine bir havuç rendeleyin. Havuç, salçanizi (sosunuzu) tatlandiracaktir. 32) Mantarlarin daha lezzetli olmasi için pisirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun, 5 dakika bekletin. Daha sonra pisirin. 33) Firinda tavuk kizartacaginiz zaman bir limonu ikiye bölün, yarisini tavugun üzerine bastirarak iyice sürün. Diger yarisini ise tavugun içerisine yerlestirin. tavugunuz nar gibi kizaracaktir. 34) 2 Çorba kasigi yogurdu, sulandirilmis 1 çorba kasigi salçayi ve birazda zeytinyagini derin bir kabin içerisinde karistirin.Firina koymadan önce tavugun her tarafina sürün. Çok daha lezzetli olacaktir. 35) Hazirladiginiz kekin ortasina malzeme koyacaginiz zaman biçak ile kesmenize gerek yok. Dikis ipligini kekin etrafina gerip dikkatlice çektiginiz zaman düzgün bir sekilde kesildigini göreceksiniz.* 36) Hazirladiginiz kekin, firinda pisirirken çökmemesi için hamuru kalibi ile birlikte firina koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin. 37) Pisirdiginiz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme seker yada limon suyu koyun. 38) Hazirladiginiz omletin tavaya yapismamasi için, önce tavayi ocaga koyup iyice isitin sonra yagi döküp kizdirin. Daha sonra karisimi tavaya alin ve ocagin altini kisin. 39) Kesilmis ve açik havada kalmis sogan zararlidir.Kullanmadiginiz sogan parçalarini saklamayin. 40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazirladiginizda onlardan bir miktarini buz kaplarina yerlestirin. Kokteyllerin içerisine bunlari kullanin Böylece sulanip tatlarini kaybetmeyeceklerdir 41) Kuru soganlari kese kagidina sardiktan sonra buzdolabinin sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasini önlemis olursunuz. 42) Kizarttiginiz tavugun tekrar isittiginizda lezzetini kaybetmesini istemiyorsaniz tavuk parçalarini bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatin ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda isitilan tavuk lezzetinde hiçbir sey kaybetmeyecektir. 43) Satin aldiginiz kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayin. 44) Evde pasta yaparken kullandiginiz meyve sekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsaniz hazirladiginiz hamura bir miktar *misir unu ilave edin. Meyveler piserken sulari yogunlasir ve dibe çökmezler.* 45) Kek kalibinizin içine hamurunuzu dökmeden önce ortasina bir serit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pisirdikten sonra kolayca çikartabilirsiniz. 46) Sogan, sarimsak kesmeden önce parmaklariniza limon suyu sürerseniz , istemediginiz kokulardan kurtulmus olursunuz. 47) Kizartma kokularinin bütün eve yayilmamasi için yagin içerisine bir iki dal maydanoz atin. 48) Lambalarinizin üzerine kullanmadiginiz kokularinizdan veya biraz vanilya sürerseniz, lambalarinizi yaktiginizda mis gibi koku yayilacaktir.( Fazla sürmeyin.) 49) Parfümü bitmis küçük parfüm siselerini atmaya kiyamiyorsaniz onlari çamasir dolabiniza koyun. Böylece çamasirlarinizin hos kokmasini saglarsiniz. |
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/10/2008
-
MOR MENEKŞE
SONUNA KADAR OKUYUN LÜTFEN.... ÇOK ÖZEL BİR HİKAYE
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği ikikatlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi..
gölgeyi sever menekşelerderdi..Oysa ögretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yaptığını anlatmıştı onlara .Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi , her bitki güneşi severken,onlar nedengölgeyi tercih ediyorlar diye düşündü durdu Hande...Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler
bu yüzden bu kadar güzeldi.Herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun yargısına varmıştı.Daha o yıllarda farklı olmak için uğras vermeye başladı. ilk olarak, okulda kimsenin yanına oturmak istemediği Hacer'in yanına oturmak istiyorum ögretmenim diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne. Hacer çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin kızı idi. Hande ise mühendis Kamil Beyin biricik kızı. Ögretmen pek oturtmak istemedi önce Hacer'in yanına Hande' yi. Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın
diye öğretmen Hande'nin annesini çağırdı.
Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu :
- Neden yavrum Hacer in yanına oturmak istiyorsun?
Hande cevap verdi :
- Geçen baharda menekşeler ekiyorduk hani anne, o gün sen bana menekşeler
güneşi sevmez demiştin, oysa her bitki güneşi sever. Menekseler farklı, belki de
bu yüzden bu kadar güzeller. Hacer'in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum. Belki Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum, dedi.
Annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4.sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak
- peki kızım kimin yanında istersen oturabilirsin, " dedi.
Pazartesi Hande Hacer'in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi, hem Hacer.Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlarda soğumuştu Hande'den. Nasıl Hacer gibidağınık, bir şeyi, iki kere anlatınca anlayan fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti.En çok alınan doktor Cemal Beyin kızı Esin'di. Anne babaları her hafta sonu görüşüyorlar,
Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı. Nasıl olur da kendi yerine Hacer'i seçerdi. Çok gururu kırılmıştı Esin'in. Hande ile konuşmuyordu.Birgün Hande ve ailesi Esinlerle dağ köylerinden birinde gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler. Hande gene Esin'in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu.İçin için de Hacer'e kızmaya başlamıştı arkadaşları ile arasının bozulmasına sebep olmuştu.Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden her şeyi iki kerede anlıyordu? Yoksa aptal mıydı?Sonra menekşeleri hatırladı hemen düşüncelerinden utandı. Hacer farklı diye yargılamaması gerekiyordu. Hacer'in, kimsenin bilmediği güzelliklerini keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı. Panayıra gittiklerinde Esin somurtarak karşısında oturuyordu, Hande ile konusmuyordu.
Hande canı sıkıldığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı, kar atıştırmaya başlamıştı. Hande karı çok seviyordu, yürüdü, yürüdü. Köye gelmişti. Bir evin önünde durdu. Evin penceresinde ki saksıya gözü
ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi. Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç
sevmezlerdi eve dogru bir adım attı. Kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti bu Hacerdi.
Hande'ye gülümsüyordu.
- Hoşgeldin Hande buyurmaz mısın?, dedi.
Biraz ürkek, şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi. Oda sıcacıktı odun sobası
her yeri ısıtmıştı. Menekşeler diyebildi sadece Hande...
- Bu soğukta ?
Hacer gülümsedi ;
- Onlar annem için, annem onları çok sever.
Sonra yatakta yatan kadını fark etti Hande.
"Annen hasta mı?" dedi.
"Evet 2 sene önce felç oldu ona ben bakıyorum, bizim kimsemiz yok, birtek ineğimiz var onunla
geçiniyoruz. Ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor, dedi Hacer
utanarak. Bir de bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun
okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum. Hande'nin gözleri dolmuştu. Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı. Dışarıya koştu ve annesine sarıldı, ağlıyordu. Bir müddet sonra anne bu Hacer diye tanıştırdı sıra arkadaşını. Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlayarak.
"Bir şeyler yapalım anne" dedi.
O hafta annesi ve Hande, Hacerlere gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine taşıdılar. Hacer artık Handeler den okula gidip geliyordu, ne dağınıktı, ne de aptal. Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu. Seneler geçti Hacer ve Hande bir arkadaş değil, iki kız kardeşlerdi artık. Mor menekşeler Hande'ye Hacer'i armağan etmişti. Hacer'e ise hem Hande'yi, hem hayatı. Seneler sonra ikisi de evlendi. Hacer şimdi bir doktor. Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi, hastalarına vicdanıyla birlikte şifa dağıtıyor. Hande ise bir ögretmen. Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de ögretiyor. Bir kızı var
adı, Hacer Menekşe. Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande.
LÜTFEN SEVGiNiZE ÖNYARGI KOYMAYIN.
HERŞEY SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR
SEVDİKTEN SONRA İSE SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/9/2008
-
CANIMDAN CAN OLAN OĞLUMA VE HAYATIMIN İLK AŞKI EŞİME
ZİYARETİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.SAYFAMDAKİ RESİMLERİN VE YAZILARIN İZİNSİZ KULLANILMAMASINI RİCA EDERİM.HER ZAMAN BEKLERİZ
Gülümseme nedenimsin sen. yüzümden asla gitmeyecek olan tebessümün tek nedenisin. tek bir dokunuşunla üzüntüleri sıkıntıları unutturansın sen. işte bu yüzden "MUTLULUĞUMSUN" sen... Her sabah gözlerimi açma nedenimsin sen. bundan günler sonrasını değil, haftalar sonrasını değil, aylar sonrasını değil yıllar sonrasını bile düşündürensin sen. gelecektede olmazsa olmaz dediğimsin sen. işte bu yüzden "UMUDUMSUN" sen... Yokluğunda boğulma hissi verensin sen. yaşamak için ihtiyacım olansın. seni benden aldıklrında ölümü getiren olursun sen. işte bu yüzden "NEFESİMSİN" sen... Gözümden bile sakındığımsın sen. tırnağın dahi kırılsa canımın yandığısın sen. ömrümün sonuna kadar istediğimsin sen. işte bu yüzden "SEVDİĞİMSİN" sen... Mutluluğumsun sen, umudumsun sen, nefesimsin sen, vazgeçilmezimsin sen, aşkımsın sen, sevdiğimsin sen. işte bu yüzden "HERŞEYİMSİN" sen...

|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
bu sayfada elma sekerımden muhammet emir'imden hayatın bizim için getırdıgı guzelliklere kadar her şeyi paylaşalım hadi... |
|